ÇOCUKLUK ÇAĞI TAŞ HASTALIKLARI

Ülkemiz taş kuşağı denilen, endemik olarak taş hastalığının sık görüldüğü bir bölgede bulunmaktadır. Sağlık kuruluşlarına artan sayıda çocuk taş hastaları başvurmaktadır. Bu artış sıklıkla küçük bebek ve çocuklardan ziyade 12-17 yaş arasındaki ergenlik öncesi çocuklarda görülmektedir. Bu artışın tam olarak sebebi bilinmesede en sık olarak çevre, beslenme şekli ve genetik özellikler buna neden olmaktadır.

Çocuk taş hastalığında yaşa ve taşın yerine göre çeşitli yakınmalar görülmektedir. En yaygın olarak künt ya da kolik dediğimiz artıp azalan şiddetli ağrı, bulantı-kusma, mikroskobik ya da daha az sıklıkta makroskopik olarak idrarda kanama olması ve bunlara ek olarak idrar yolu enfeksiyonu yakınmaları görülmektedir. Bu yakınmalar ile başvuran çocuklarda idrar analizi ve üriner sistem ultrasonografisi ilk olarak yapılmalıdır. Kolik tarzı yakınması olan olgularda ise ilk olarak kontrastsız düşük doz ince kesit tüm batın tomografisi yapılabilir. Bu çocuklarda tanı ve tedavi için alınan radyasyon miktarı daima göz önünde bulundurulmalıdır.

Taş hastalığına sahip çocukların kabaca üçte birinde metabolik bozukluklar bulunmaktadır. Ancak halen çocuk taş hastalığında önemli bir neden idrar yolu enfeksiyonlarıdır. Taş bulunan çocuklarda taş oluşumuna zemin hazırlayabilen durumların hem yapısal hem de işlevsel olarak değerlendirilmesi gerekir. Taş hastalığı tekrar eden bir durumdur. Bu durum özellikle çocuk taş hastalığında daha fazla önem kazanmaktadır. Sonuç olarak üriner sistemde oluşan makroskopik ya da mikroskobik taş kendi başına bir hastalık olmayıp altta yatan metabolik bir hastalığın bir habercisidir. Neden bulunup tedavi edilmedikçe tekrar edecektir.

Taşın yer, boyut ve sertliğine, üriner sistemde yapmış olduğu tıkanıklığın derecesine ve buna enfeksiyonun eşlik edip etmediğine göre tedavi planlanır. Tedavi taşın üriner sistemde yapmış olduğu tıkanıklığın ve eşlik edebilecek enfeksiyonun giderilmesi ve taşın tamamen sistemden alınması şeklindedir. Ancak bunlar kadar önemli bir durumda taşın tekrar etmesinin engellenmesidir.

Medikal olarak ilaçla tedaviden açık cerrahi işlemlere kadar uzanan bir yelpaze içinde tedavi yaklaşımları mevcuttur. Böbrek taş kırma (ESWL), endoskopik olarak üreterorenoskopik (Semirijid ve fleksibl URS) tedavi, endoskopik perkütan taş tedavisi (PCNL, Mini PCNL, Mikro PCNL) ve açık taş cerrahisi (Piyelolitotomi, nefrolitotomi. Üreterolitotomi ve sistolitotomi) olarak tedavi şekillerini sıralayabiliriz.

Çocuk taş hastalığının ilk tedavisi sonrasında alınan taşın analizi ve idrar biyokimyası altta yatan metabolik bozukluğun tanısı için mutlaka değerlendirilmelidir. Vücutta taş yapan faktörler ile taş oluşumunu engelleyen faktörlerin dengesinin taş yapan faktörler lehine bozulması taşa neden olacaktır. Bunun nedeninin araştırlması uygun tedavi yaklaşımı olacaktır. Ancak günümüzde bu hastaların sadece üçte birinde gerçek neden bulunabilmektedir.