Peyronie Hastalığı

Peyronie hastalığı nedir?

Peyronie hastalığı, penisin sertleşmeyi sağlayan dokusunu saran zarda (tunika albuginea) fibröz bir plak oluşması ve bunun sonucunda sertleşme sırasında peniste eğrilik, kısalma veya şekil bozukluğu gelişmesidir. Kanser değildir ve bulaşıcı değildir; ancak cinsel yaşamı ve ruhsal durumu belirgin şekilde etkileyebilir.

Erkeklerin yaklaşık %3–9’unda görülür ve en sık 40–60 yaş arasında ortaya çıkar. Pek çok hasta utanma nedeniyle doktora başvurmayı geciktirir; oysa erken değerlendirme tedavi seçeneklerini genişletir.

Olası nedenler ve risk faktörleri:

  • Cinsel ilişki sırasında fark edilmeyen tekrarlayan küçük travmalar
  • Genetik yatkınlık; ellerde Dupuytren kontraktürü gibi bağ dokusu hastalıkları ile birliktelik
  • Diyabet, sigara, yüksek tansiyon ve ereksiyon sorunu
  • Prostat ameliyatı sonrası dönem

Başlıca belirtiler:

  • Sertleşme sırasında penisin yukarı, aşağı veya yana eğilmesi
  • Penis gövdesinde elle hissedilen sert bir kitle (plak)
  • Erken dönemde sertleşme sırasında ağrı
  • Penis boyunda kısalma, kum saati şeklinde daralma
  • Ereksiyon sorunu ve cinsel ilişkide zorluk

Hastalığın evreleri

Peyronie hastalığı iki dönemde seyreder ve tedavi seçimi büyük ölçüde hastanın hangi dönemde olduğuna göre yapılır.

Aktif (akut) dönemStabil (kronik) dönem
SüreGenellikle ilk 6–18 ayEğrilik en az 3 aydır değişmiyor
AğrıSertleşme sırasında sıkGenellikle yok
Eğrilikİlerleyebilir veya değişebilirSabit
Tedavi hedefiAğrıyı gidermek, ilerlemeyi sınırlamakŞekil bozukluğunu düzeltmek
Uygun seçeneklerCerrahi dışı tedavilerEnjeksiyon tedavileri veya cerrahi

Aktif dönemde hastaların yaklaşık yarısında ağrı kendiliğinden geçer. Eğrilik ise hastaların küçük bir kısmında kendiliğinden düzelir; çoğunda sabit kalır veya artar.

Tanı ve değerlendirme

Tanı çoğunlukla hastanın öyküsü ve muayene ile konur; ileri tetkikler tedavi planlamasına yöneliktir.

  1. Öykü: Belirtilerin başlangıcı, ağrı, eğriliğin değişip değişmediği, ereksiyon kalitesi ve cinsel yaşama etkisi sorgulanır. Doğrulanmış anketler (ör. PDQ) kullanılabilir.
  2. Fizik muayene: Plağın yeri ve boyutu, gergin haldeki penis boyu ölçülür; ellerde Dupuytren kontraktürü araştırılır.
  3. Sertleşme halinde eğriliğin belgelenmesi: En doğru ölçüm, klinikte ilaçla sağlanan sertleşme sırasında yapılır. Evde çekilen fotoğraflar da yardımcıdır.
  4. Penil Doppler ultrason: Plağın yapısı, kireçlenme varlığı ve penis damarlarının durumu değerlendirilir. Ereksiyon sorunu olan veya cerrahi planlanan hastalarda özellikle önemlidir.

Hastalığın ruhsal etkileri (kaygı, depresyon, ilişki sorunları) sık görülür ve değerlendirmenin bir parçası olmalıdır.

Cerrahi dışı tedaviler

Cerrahi dışı tedaviler özellikle aktif dönemde ve stabil dönemdeki orta derecede eğriliklerde kullanılır. Kanıt düzeyi yüksek olmayan pek çok ağızdan ilaç (E vitamini, tamoksifen, kolşisin, potasyum para-aminobenzoat gibi) güncel kılavuzlarda önerilmemektedir; EAU 2026 güncellemesi etkisiz tedavileri kılavuzdan çıkarmıştır.

  • Ağrı yönetimi: Aktif dönemde ağrı için ağrı kesiciler (NSAİİ) kullanılabilir.
  • Penil traksiyon cihazları: Penise günde birkaç saat uygulanan germe cihazları eğriliği azaltmaya ve boy kaybını sınırlamaya yardımcı olabilir. Hem aktif dönemde hem de enjeksiyon tedavisi veya cerrahi sonrası destek olarak kullanılır.
  • Vakum cihazları: Bazı hastalarda boy ve eğrilik üzerinde sınırlı yarar sağlayabilir.
  • Plak içine enjeksiyonlar:
    • Kollajenaz (Clostridium histolyticum): Plaktaki kollajeni parçalayan bir enzimdir. ABD’de 30° ve üzeri eğriliği olan, elle hissedilen plaklı stabil hastalarda onaylıdır; enjeksiyonlar penis modelleme işlemiyle birlikte yapılır. Morarma ve hematom sık, penis kırığı nadir ama ciddi bir yan etkidir. Avrupa’da piyasadan çekilmiş olduğundan ülkemizde erişimi sınırlıdır.
    • Verapamil ve interferon alfa-2b: Plak içine uygulanan diğer seçeneklerdir; etkileri daha sınırlıdır.
    • Hyaluronik asit: EAU 2026 kılavuzunda Peyronie hastalığı için yeni bir seçenek olarak yer almıştır.
  • Fosfodiesteraz-5 inhibitörleri: Eşlik eden ereksiyon sorununun tedavisinde kullanılır.
  • Düşük yoğunluklu şok dalga tedavisi: Ağrıyı azaltabilir, ancak eğriliği düzeltmez.

Enjeksiyon tedavileri çoğunlukla traksiyon cihazlarıyla birlikte uygulandığında daha iyi sonuç verir.

Cerrahi tedavi

Cerrahi, eğriliği kalıcı olarak düzeltmenin en etkili yoludur. Kılavuzlara göre ameliyat yalnızca hastalık stabil olduğunda ve şekil bozukluğu cinsel ilişkiyi zorlaştırdığında yapılmalıdır. Yöntem seçimi; eğriliğin derecesi, penis boyu, şekil bozukluğunun tipi ve ereksiyon kalitesine göre yapılır.

YöntemKimler için uygunAvantajDikkat edilecek nokta
Plikasyon (kısaltma) teknikleriEreksiyonu iyi, eğriliği 60°’nin altında, kum saati deformitesi olmayan hastalarBasit, güvenli, ereksiyon kaybı riski düşükPenis boyunda bir miktar kısalma olur
Plak insizyonu/eksizyonu + greftleme (uzatma)Ereksiyonu iyi, eğriliği büyük veya karmaşık (kum saati) şekil bozukluğu olan hastalarBoy kaybı daha az, karmaşık deformiteler düzeltilebilirAmeliyat sonrası ereksiyon sorunu riski daha yüksek
Penil protez (gerekirse ek düzeltme manevraları ile)İlaçlara yanıt vermeyen ereksiyon sorunu olan hastalarHem eğrilik hem ereksiyon sorunu tek seansta çözülürProtez enfeksiyonu ve mekanik arıza riski

Ameliyat sonrası penil traksiyon cihazı kullanımı boy kaybını azaltmaya yardımcı olabilir. Hastanın beklentileri (boy, his, eğrilik) ameliyattan önce ayrıntılı olarak konuşulmalıdır.

Kaynaklar

Doç. Dr. Ünsal Özkuvancı tarafından hazırlanmıştır.

Sayfa içeriği yalnızca bilgilendirme amaçlıdır. Tanı ve tedavi için mutlaka hekiminize başvurunuz.

Son Güncelleme Tarihi: 26.10.2026